Türkiye'de toplumbilimin gelişmesi
Türk toplumbilimi (sosyolojisi) dünyada ilk gelişen örneklerden birisidir. Ancak Türkiye'de Ziya Gökalp başta olmak üzere toplumbilimimiz Almanlardan çok Fransızları kendisine örnek almış gibidir. Bunun nedenleri üzerine bugüne kadar yazan düşünürlerin ürettiği fikirler nelerdir?
Herhangi bir kaynağı referans olarak gösteren, ya da varolan literatürü tartışan, ya da bu literatürden haberdar olarak varsa kendi özgün fikirlerinizi sunan katkılarınızı memnuniyetle yayınlayacağız.
Düşüncelerinizi paylaşmak için üye olmak ve oturum açmak gerekmektedir. Yazılarınızda bir basılı esere referans vermek arzu edilir.
Aşağıda gelen yanıtlardan bazılarını göreceksiniz. Zaman içinde canlı tartışmalar da yapmayı istiyoruz.
*****
*** Prof. Dr. OĞUZ ADANIR'IN YANITI: (4 Ağustos 2023 tarihli mektubundan).
Her şeyden önce Avrupa'nın (ve sosyal bilimlerin geliştiği hemen tüm ülkelerin) entelektüel açıdan XIX. yyı Almanya XX. yyı ise Fransa yyı olarak kabul ettiğini bilmek lazım.
- Türkiye'nin seçimi ya da olayların gelişiminin bu yönde olması sonucu belirlemiş. Galatasaray Lisesi, Tanzimat'tan itibaren saraya mensup ya da sarayın desteğini alan tüm aydınların Fransa, özellikle de (özgürlükler şehri) Paris'e gitmesi.
- Şinasi'nin Fransızca öğrenmiş olması ve arkasından gelen pek çok insanın seçimini belirlemesi. Ziya Gökalp ve Mustafa Kemal'in Fransızca bilmesi (Anıtkabir kütüphanesindeki dev Emile Durkheim ciltlerini satırların altını çizerek okumuş).
- Niyazi Berkes Türkiye'de Çağdaşlaşma başlıklı kitabında bu süreci çok sayıda örnekle çok güzel bir şekilde açıklıyor.
- Sabri Ülgener'in özellikle Zihniyet, Aydınlar ve İzmler'de bu konuyla ilgileniyor.
- Almanların entelektüel etkisi daha zayıf. II. Dünya Savaşı öncesi Yahudi kökenli Alman Bilim insanlarının İstanbul Üniv.'de sosyal bilimlere ve fen bilimlerine yaptıkları önemli katkı var.
- Ancak II. Dünya Savaşı sırasında Yaşananlar ve sonrasında nasıl sonuçlandığı düşünülürse Almanya'nın neden Yahudi Bilim adamları dışında son 50 yılda Türkiye ya da Dünyanın birçok ülkesinde bilimsel anlamda çok fazla etkili olamadığı kolaylıkla anlaşılabilir.
- İngilizler ve Ruslar daha da geriden geliyor. Bunun da nedenleri var tabii. Ancak hiçbir Avrupa ülkesi Fransa kadar etkili olmuyor.
- Türkiye'nin NATO'ya girmesinden sonra özellikle 1970-1980'li yıllarda ABD özellikle fen ve tıp bilimlerinde yavaş yavaş öne geçti ancak sosyal bilimlerde Fransa'yı geride bıraktığı söylenemez.
- Sabri Ülgener'in özellikle Zihniyet, Aydınlar ve İzmler'de bu konuyla ilgileniyor.
- Almanların entelektüel etkisi daha zayıf. II. Dünya Savaşı öncesi Yahudi kökenli Alman Bilim insanlarının İstanbul Üniv.'de sosyal bilimlere ve fen bilimlerine yaptıkları önemli katkı var.
- Ancak II. Dünya Savaşı sırasında Yaşananlar ve sonrasında nasıl sonuçlandığı düşünülürse Almanya'nın neden Yahudi Bilim adamları dışında son 50 yılda Türkiye ya da Dünyanın birçok ülkesinde bilimsel anlamda çok fazla etkili olamadığı kolaylıkla anlaşılabilir.
- İngilizler ve Ruslar daha da geriden geliyor. Bunun da nedenleri var tabii. Ancak hiçbir Avrupa ülkesi Fransa kadar etkili olmuyor.
- Türkiye'nin NATO'ya girmesinden sonra özellikle 1970-1980'li yıllarda ABD özellikle fen ve tıp bilimlerinde yavaş yavaş öne geçti ancak sosyal bilimlerde Fransa'yı geride bıraktığı söylenemez.
*** HİLMİ ZİYA ÜLKEN- Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi kitabından
- 470, dipnot 506- burada H.Z.Ülken Halide Edip Adıvar'ın Ziya Gökalp'in medeniyet/kültür ayrımının Fransızlardan değil, Almanlardan kaynaklandığını düşündüğünü yazmaktadır. Ancak Adıvar'ın aksine Ülken Durkheim'in bir yazısında bu ayrımı yaptığını farkeder.
- 471- H.Z.Ülken Zİya Gökalp'in sosyolojiye bakışını şöyle anlatır: "İçtimai zümreler arasındaki tabii mertelenmeyi bularak bir tabiatdışı savaş halini barış haline koymak sosyolojinin görevidir". Ülken'e göre bu yaklaşım "sınıf mücadelesini sosyoloji vasıtasıyla" çözmek istemektedir. "Burada Durkheim sosyolojisinde olduğu gibi sınıf gerginliğini meslek dayanışmaları ile azaltmayı kastediyor."